"Neden hepsi benim başıma geliyor?" derken bir kez daha hıçkırdı adam.Gözlerinin altındaki torbalar morlaşmış, gözlerinin içi ise kan çanağına dönmüştü.İçkisinden bir yudum aldı ve dudaklarını ıslattı.Ağlayarak konuşmasına devam etti:
"Artık dayanamıyorum!Senden başka kimsem yok.Nolur bırakma beni,nolur!"
Karşısındaki kadın başını sağa çevirerek eğmiş,hafif bir tebessüm ile onu dinliyordu.
"Ne yapmalıyım?Sensiz hayatım çok zor.Sen hayatımın aşkıydın."
Kadın tepki vermedi.
"Sen de gördün.O Abraham denilen şerefsiz ******'nu arkadaşım sanıyordum.Ne kadar aptalmışım.Benden tüm paramı aldı.Evimi,ailemi,ünümü, işimi,seni...
Güneş batarken etrafı aydınlatan kızıl ışık, kadının fotoğrafını aydınlattı.Tatlı bir kadındı.Dalgalı siyah saçları yüzünün yarısını örtüyordu,ancak aradan gök mavisi gözleri parıldıyordu.Karnı belirgin derecede şişkindi.Yanında duran kişi ise kendisiydi.İkisi de sağ ellerini zafer işareti yaparak kaldırmış, tebessüm ediyorlardı.Ne kadar güzeldi.İnsan kadına bakınca her şeyin iyi olduğunu hissediyordu.Adam purosunu içerken birkaç blok öteden belli belirsiz garip bir ses geliyordu.Devam etti:
"O şerefsizi gördüm seni öldürürken.Cani herif,bundan zevk alıyordu!Bunu neden yapıyordu ki?Hiçbir zaman öğrenemedim bunu.Ama bu önemli değil.Seni kurtaramadım, başaramadım.Aşkım,canım;beni affediyorsun, değil mi?
Endişelenme,senin intikamını almaya yemin etmiştim o gün.
4 Eylül 2004
O günden tam 5 yıl sonra , bugün,onu buldum.Nerede miydi?O *** kaçmıştı!Ama buldum,takip ettim,evine girdim, yanına gittim.
Yalnızdı.
Beni gördüğünde güldü ve "Acizsin." dedi bana.Eğer 5 yıl önce olsaydı direk alnının çatından vururdum onu.Ama şimdi, hayır, hayır, hayır,o kadar kolay olmamalıydı...
O,seni ve çocuğumuzu vurdu.Hamile olduğunu biliyordu.İki cam almıştı o.O hain şerefsiz iki canın acısını çekmeliydi.Zaten ben de 5 yıldır bunun planını yapıyordum.
Silahımı çektiğimde yüzündeki ifadeyi görmeliydin.O kadar korkmuştu ki...Güldüm ona,ve ölümünün bu kadar basit olmayacağını gösterdim.Buraya,evimize getirdim onu.Senin önüne getirdim.Seni,5 yıl önce burada öldürdüğü kadını gösterdim.Ona her şeyi gösterdim.Oh Tanrım, nasıl yalvardığını görmen gerekiyordu.Onu bağladım,ve teker teker uzuvlarını kesmeye başladım.Önce seni ve çocuğumuzu vuran sağ elini,sonra sana nişan alan gözlerini ayırdım vücudundan.
Ne oldu canım?İğrendin mi?Hayır,hayır, lütfen iğrenme benden.Hepsini senin için yaptım.
O çığlıklar arasında yalvarırken çekebileceği tüm acıları çekti;ama bu yetmezdi.Sonuçta o,iki insana acı çektirmişti.
Her şeyi yaptım ona.Yaktım,kestim,dondurdum,kırbaçladım..Artık dayanamayıp yarı komaya girinceye kadar dövdüm onu.Sonunda karnına bıçağımı soktum.Dilini önceden aldığım için düzgün bağıramıyordu.Sana çektirdiği tüm acıların aynısını yaşattım ona.." dedi ve öksürmeye başladı.Ağzından kan fışkırıyordu.Uzaktan belli belirsiz duyulan siren sesleri artık evinin önündeydi.Polisler kapıyı zorluyorlardı.Bağırıyorlar,onu tehdit ediyorlardı.Adam konuşmasına hızlıca devam etti:
"Bitireyim canım.
Artık her şeyi yaptığıma kanaat getirdiğimde,elimdeki silahtaki 13 mermiyi üzerine boşalttım.Ölüydü, acısını çekmişti,ama ben rahat değildim.Neden?
Çünkü ben seni özlemiştim,beni hayatta tutan tek şey senin intikamını almaktı artık.Onu da yapmıştım.Artık benim burada durmamın anlamı yok." dedi ve silahını kaldırdı.Polisler içeri girdiğinde o ayağa kalktı ve kadının resmini,bu anı görmemesi için çevirdi.Etrafına baktı.1,2,3,4..5 polis vardı."Ellerini kaldır ve silahını bırak!" diye bağırdı biri.Kim olduğunun ne önemi vardı ki...
Adam silahını kaldırdı,polislerin uyaran bağırışlarına kulaklarını tıkadı.Horozu kaldırdı ve "Seni ölene kadar sevdim Teresa.." diyerek tetiği çekti...
Resmin arkası kana ve beyin parçalarına bulanmış olmasına rağmen,yeni doğan ayın ışığında resmin arkasındaki şu cümle okunuyordu:
3 Eylül 2004
"Adam ve Teresa, ölene dek beraber..."
"Artık dayanamıyorum!Senden başka kimsem yok.Nolur bırakma beni,nolur!"
Karşısındaki kadın başını sağa çevirerek eğmiş,hafif bir tebessüm ile onu dinliyordu.
"Ne yapmalıyım?Sensiz hayatım çok zor.Sen hayatımın aşkıydın."
Kadın tepki vermedi.
"Sen de gördün.O Abraham denilen şerefsiz ******'nu arkadaşım sanıyordum.Ne kadar aptalmışım.Benden tüm paramı aldı.Evimi,ailemi,ünümü, işimi,seni...
Güneş batarken etrafı aydınlatan kızıl ışık, kadının fotoğrafını aydınlattı.Tatlı bir kadındı.Dalgalı siyah saçları yüzünün yarısını örtüyordu,ancak aradan gök mavisi gözleri parıldıyordu.Karnı belirgin derecede şişkindi.Yanında duran kişi ise kendisiydi.İkisi de sağ ellerini zafer işareti yaparak kaldırmış, tebessüm ediyorlardı.Ne kadar güzeldi.İnsan kadına bakınca her şeyin iyi olduğunu hissediyordu.Adam purosunu içerken birkaç blok öteden belli belirsiz garip bir ses geliyordu.Devam etti:
"O şerefsizi gördüm seni öldürürken.Cani herif,bundan zevk alıyordu!Bunu neden yapıyordu ki?Hiçbir zaman öğrenemedim bunu.Ama bu önemli değil.Seni kurtaramadım, başaramadım.Aşkım,canım;beni affediyorsun, değil mi?
Endişelenme,senin intikamını almaya yemin etmiştim o gün.
4 Eylül 2004
O günden tam 5 yıl sonra , bugün,onu buldum.Nerede miydi?O *** kaçmıştı!Ama buldum,takip ettim,evine girdim, yanına gittim.
Yalnızdı.
Beni gördüğünde güldü ve "Acizsin." dedi bana.Eğer 5 yıl önce olsaydı direk alnının çatından vururdum onu.Ama şimdi, hayır, hayır, hayır,o kadar kolay olmamalıydı...
O,seni ve çocuğumuzu vurdu.Hamile olduğunu biliyordu.İki cam almıştı o.O hain şerefsiz iki canın acısını çekmeliydi.Zaten ben de 5 yıldır bunun planını yapıyordum.
Silahımı çektiğimde yüzündeki ifadeyi görmeliydin.O kadar korkmuştu ki...Güldüm ona,ve ölümünün bu kadar basit olmayacağını gösterdim.Buraya,evimize getirdim onu.Senin önüne getirdim.Seni,5 yıl önce burada öldürdüğü kadını gösterdim.Ona her şeyi gösterdim.Oh Tanrım, nasıl yalvardığını görmen gerekiyordu.Onu bağladım,ve teker teker uzuvlarını kesmeye başladım.Önce seni ve çocuğumuzu vuran sağ elini,sonra sana nişan alan gözlerini ayırdım vücudundan.
Ne oldu canım?İğrendin mi?Hayır,hayır, lütfen iğrenme benden.Hepsini senin için yaptım.
O çığlıklar arasında yalvarırken çekebileceği tüm acıları çekti;ama bu yetmezdi.Sonuçta o,iki insana acı çektirmişti.
Her şeyi yaptım ona.Yaktım,kestim,dondurdum,kırbaçladım..Artık dayanamayıp yarı komaya girinceye kadar dövdüm onu.Sonunda karnına bıçağımı soktum.Dilini önceden aldığım için düzgün bağıramıyordu.Sana çektirdiği tüm acıların aynısını yaşattım ona.." dedi ve öksürmeye başladı.Ağzından kan fışkırıyordu.Uzaktan belli belirsiz duyulan siren sesleri artık evinin önündeydi.Polisler kapıyı zorluyorlardı.Bağırıyorlar,onu tehdit ediyorlardı.Adam konuşmasına hızlıca devam etti:
"Bitireyim canım.
Artık her şeyi yaptığıma kanaat getirdiğimde,elimdeki silahtaki 13 mermiyi üzerine boşalttım.Ölüydü, acısını çekmişti,ama ben rahat değildim.Neden?
Çünkü ben seni özlemiştim,beni hayatta tutan tek şey senin intikamını almaktı artık.Onu da yapmıştım.Artık benim burada durmamın anlamı yok." dedi ve silahını kaldırdı.Polisler içeri girdiğinde o ayağa kalktı ve kadının resmini,bu anı görmemesi için çevirdi.Etrafına baktı.1,2,3,4..5 polis vardı."Ellerini kaldır ve silahını bırak!" diye bağırdı biri.Kim olduğunun ne önemi vardı ki...
Adam silahını kaldırdı,polislerin uyaran bağırışlarına kulaklarını tıkadı.Horozu kaldırdı ve "Seni ölene kadar sevdim Teresa.." diyerek tetiği çekti...
Resmin arkası kana ve beyin parçalarına bulanmış olmasına rağmen,yeni doğan ayın ışığında resmin arkasındaki şu cümle okunuyordu:
3 Eylül 2004
"Adam ve Teresa, ölene dek beraber..."
Bir kişi ol mesela Adam gibi. De ki: Şerefim bitene kadar seveceğim seni...
YanıtlaSilHikayeni çok beğendim bir Gogol bir Çehov okurmuşçasına...
O yetenek nasip olursa..
SilFarkını ortaya koyuyorsun yazarken 👌
YanıtlaSilSiz de aynısını okurken yapmış oluyorsunuz..
Sil