Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kazanç Kaybın Aynasıdır

   Kazanmak mı mutlu eder,kaybetmek mı?Bu,cevap verilmesi çok kolay görünen,ama esasında zor olan sonsuz sorudan sadece birisidir.Gelin,durumu her yönden tartıp cevabı arayalım.Sizi tatmin etmezse de,yorumlarda tartışalım..    İnsanı mutlu eden şeyin ne olduğu,veya nasıl olduğu sorusunun cevabı,bizim bu yoldaki rehberimiz olacak.     "İnsanı mutlu etmek için ona bir iyilik yapılması gerekir,ve dolayısıyla bu iyilik kazanmak olmalıdır." şeklinde bir cevap verirsek;hem kolaya kaçmış,hem de yanlış yapmış oluruz.Çünkü iyilik, insanı daima mutlu etmez, edemez.    Örneğin:Birinden intikam almak isteyen ve bu yüzden ona zarar veren biri, kötü bir şey yapmış olmasına rağmen mutlu olur.Burada iki sonuç öne çıkar:   •İyi-Kötü anlayışımızın yorumlanış biçimi (ki konumuz şu an bu olmadığı için eş geçiyorum)   •Kazanmak ve Kaybetmek arasındaki derin (!) uçurum.      Neleri kazanabiliriz?Sevgi, şöhret,para,kumar,sevap, günah (......

Yoksuzluk

   İnsan,değişmez.Gözü asla doymaz.Hep daha fazlasının var olmasını diler.Bu var olan şeylerin de kendisinde olmasını istediğini söylememe gerek yok sanırım.Peki,ya olmamasını  dilerse?    Hiç,bir şeyden var olmamasını isteyecek kadar nefret ettiniz mi?    Bir şeyin  yokluğunu istemek, varlığının son adımıdır.Ancak insan bu,her şeyi sevmez.İşin garip (!) kısmı ise, sevilmeyenlerin   de sevilmeyenlerinin olmasıdır.Ve eğer herkesin istediği varlıklar yok olsaydı,en sonunda koca evrende var olan yegâne şey,yokluk olurdu.Ama şimdilik bu konuyu erteleyelim,ve "sevilmeyenlerden arındırılmış mükemmel ütopya"ya birazcık göz gezdirelim...    Tahminimce dünyamız cennetten farksız bir yere dönerdi.Sıkıntının,zorun,tehlikenin olmadığı bir dünyadan daha güzeli var mıdır ki?Hatırlatayım,Adem de cennetteydi.    Ayrıca şunları belirtmenin çok iyi olacağını düşünüyorum;    Günümüzde pek çok ütopya ve distopya eseri var....