Ana içeriğe atla

Kazanç Kaybın Aynasıdır

   Kazanmak mı mutlu eder,kaybetmek mı?Bu,cevap verilmesi çok kolay görünen,ama esasında zor olan sonsuz sorudan sadece birisidir.Gelin,durumu her yönden tartıp cevabı arayalım.Sizi tatmin etmezse de,yorumlarda tartışalım..
   İnsanı mutlu eden şeyin ne olduğu,veya nasıl olduğu sorusunun cevabı,bizim bu yoldaki rehberimiz olacak.
   "İnsanı mutlu etmek için ona bir iyilik yapılması gerekir,ve dolayısıyla bu iyilik kazanmak olmalıdır." şeklinde bir cevap verirsek;hem kolaya kaçmış,hem de yanlış yapmış oluruz.Çünkü iyilik, insanı daima mutlu etmez,edemez.
   Örneğin:Birinden intikam almak isteyen ve bu yüzden ona zarar veren biri, kötü bir şey yapmış olmasına rağmen mutlu olur.Burada iki sonuç öne çıkar:
  •İyi-Kötü anlayışımızın yorumlanış biçimi (ki konumuz şu an bu olmadığı için eş geçiyorum)
  •Kazanmak ve Kaybetmek arasındaki derin (!) uçurum.
 
   Neleri kazanabiliriz?Sevgi, şöhret,para,kumar,sevap, günah (...)
Ancak şu unutulmamalıdır ki; kazanılabilen her şey,aynı zamanda kaybedilebilirdir.Yani sizin bir şeyi kazanmanız,daha büyük bir şeyi kaybetmenize yol açabilir.Ya da tam tersi türden bir olay gelişebilir.
   Her iki duruma basit birer örnek verecek olursak:
  Titanic gemisini kaçırmış bir kişi için bu kötü bir olayken, sonrasında geminin batması ve adamın içinde olmaması bir kazançtır.
   Yine başka bir yolcunun gemiye binmesi anlık bir kazanç gibi gözükürken,geminin batması sonucu hayatını kaybetmesi büyük bir kayıptır.Buradan alınacak ders: Kazanç, kaybın aynasıdır.Tepkileri o kadar benzerdir ki, ayırt etmek için iki yönden de bakabilmelisiniz.
   Bazılarınız şunu diyebilir: "Tek yönlü bir sonuç olamaz mı? Örneğin,bir olimpiyatta birinci olmanın sonucunda kötülük yoktur.O zaman kazanç, mutluluktur."
   Bu durumda birinin kazancı, diğerinin kaybıdır.Ancak bu bir önem arzetmiyor sanırım.Sonuçta kazananın mutluluğu bizim asıl mevzumuz.Yine de,az önce Titanic'e binememesi kayıp olan yolcu mutlu olmuştu.
   Bu bize neyi gösterir?
   Mutluluğu getiren;kazanmak veya kaybetmek değil,bireyin kendisidir.Bireyin düşünceleri hayatına yön verir.Yine de çoğu zaman durum, insanın ötesindedir.Bu süreçte insan,kesin sonucu zamana bırakabilir ve umut edebilir.Artık her şey daha berrak herhalde.
   Bir yarışmayı kaybettiğimizde,kazanma umudu yok olduğu için üzülürüz.Kaybetmemize bahis yatırmış birisinin mutlu olmasının sebebi,umudunun gerçeğe dönüşmesidir.
   Evet,kazanmak veya kaybetmek değildir önemli olan..Önemli olan, umutlarınızın peşinden koşmak ve onları yakalamaktır.Onları yakaladığımız zamansa, hayatın ne kadar güzel olduğunu anlarız.Zaten bizi düşünmeye sevk eden,bu düşüncelere uğraştıran,bir zamanlar dünya dışını sadece hayal olarak tasvir eden insanlığı Ay'a,Mars'a ve daha nicelerine ulaştıran;en önemlisi,bizi hayatta tutan yegâne şey de umut değil midir?..

Yorumlar

  1. Bazen de kaybederken kazandık ve de öyle mutlu olduk ki; ruhumuzun derinliklerinde işte "bu benim" dedik. Bazen de kazanırken kaybettik ve de öyle çok üzüldük ki; kendimizi unuttuk ve "ben kimim?" dedik. Peki neden kazançta kendimizi bulduk da kayıpta kendimizi unuttuk? Oysaki kazandıktan sonra da "biz bizdik" kaybettikten sonra da...
    Yazını çok beğendim yeni yazılarını iple çekiyorum...

    YanıtlaSil
  2. Kaybetmek de kazandırabilir bazen...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder