Ana içeriğe atla

Yoksuzluk

   İnsan,değişmez.Gözü asla doymaz.Hep daha fazlasının var olmasını diler.Bu var olan şeylerin de kendisinde olmasını istediğini söylememe gerek yok sanırım.Peki,ya olmamasını dilerse?
   Hiç,bir şeyden var olmamasını isteyecek kadar nefret ettiniz mi?
   Bir şeyin yokluğunu istemek, varlığının son adımıdır.Ancak insan bu,her şeyi sevmez.İşin garip (!) kısmı ise,sevilmeyenlerin de sevilmeyenlerinin olmasıdır.Ve eğer herkesin istediği varlıklar yok olsaydı,en sonunda koca evrende var olan yegâne şey,yokluk olurdu.Ama şimdilik bu konuyu erteleyelim,ve "sevilmeyenlerden arındırılmış mükemmel ütopya"ya birazcık göz gezdirelim...
   Tahminimce dünyamız cennetten farksız bir yere dönerdi.Sıkıntının,zorun,tehlikenin olmadığı bir dünyadan daha güzeli var mıdır ki?Hatırlatayım,Adem de cennetteydi.
   Ayrıca şunları belirtmenin çok iyi olacağını düşünüyorum;
   Günümüzde pek çok ütopya ve distopya eseri var.Bunların neredeyse hepsinde yer alan cennetvâri dünyalar vardır ve daima biri bu iyiliği sorgular.Eserlerin sonunda ise cennet denilen sistem çöker.
   Bir başka örnek de,film ve dizilerden gelsin:
   Film ve dizilerde yer alan zengin insanların çoğu,kötü bir karaktere sahip.Tabii ki istisnalar vardır ancak,istisnalar kaideyi bozmaz.Bu TV şovlarını izleyen biz ise,bu tür zenginlere karşı bir antipati besleriz.Çok karmaşık varlıklar değil miyiz?Varlığı iste-yip yokluğu ararız.İşte bu yüzden "Her şeyin var olduğu bir dünya, hiçbir şeye sahip olmamanın cahil mutluluğu ile yaşar" derim ben.
   İnsan,cidden gariptir.Her şeye sahip olmaya çalışır.Her şeye sahip olduğu gün ise,hayatının bittiği gündür.Çünkü, artık hayatına yön verecek bir amaç kalmamıştır.Bunu fark eden insan adrenalin ister,yokluk ister ruhunun derinliklerinde.Bulamaz ise çıldırır,sistemi delmeyi bile dener çaresizce.
   Yani aslında yokluk,hareket edebilen veya hareket etmek isteyen toplumların temelini oluşturur.İnsanların kafalarında kurdukları mükemmel ütopyalar,pembe birer distopyadır esasında.O yüzden siz de bu pembe distopyaları bırakın,aranıza set çekmeyi de unutmayın.Gözünüzü açın,etrafınıza bakın,ve düşünün...
   Düşünün,ve yokluğun keyfini çıkarın...

Yorumlar

  1. Ne güzel bir konu ve üslup yürekten kutlarım. Yokluğun acımasız birer diken olarak battığı kalbimizde dikeni her gün umarsızca çıkarmaya çalışırız. Gözümüz görmez bu anları kulaklarımız hiç duymaz ama gün gelir elimizde diken kalmaz bizler de kalbimizde ki diken izleriyle yetinmeye çalışırız. Yetinemeyiz çünkü izler de kaybolur ve de ruhumuzu bir diken olarak hayatımıza aksettirmeye çalışırız ancak ruh bir diken işlevini göremez sadece kendi engin sınırlarını bir ip görevi görerek boynumuza sarar. Boğulmamızın sebenini sorgulamak isteriz ama çok geçtir artık. İşte o an da sadece vücuden ölmeyiz ruhen de ölürüz. Artık vücut kalsa kime fayda içinde "biz" olmadıkça...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de seni kutlamak isterim.Her yazımı okuyup yorum yaptığın,bana destek olduğun için sonsuz teşekkürler.🤗😊
      Yazıya gelirsek,bizi biz yapan şeyin varlığının yokluk içerisinde yer alacağı çoğu kişinin aklına gelemez nedense..

      Sil

Yorum Gönder